Showing posts with label Art Nouveau. Show all posts
Showing posts with label Art Nouveau. Show all posts

Monday, April 8, 2013

Antoni Gaudí ve Art Nouveau

                                         Antoni Gaudí

Antoni gaudi.jpg 

Antoni Gaudí ya da tam adıyla Antoni Plàcid Guillem Gaudí i Cornet, İspanya’da Art Nouveau akımının öncüsü olan ünlü Katalan mimardır. Barselona’nın en ünlü mimari eserlerinin yaratıcısıdır.
25 Haziran 1852’de Katalonya’nın Reus kentinde doğmuştur. Bir bakır ustasının oğludur. 1869’da başladığı mimari eğitimi, askerlik hizmeti ve çeşitli nedenlerle sekiz yıl sürmüştür. 1878’de eğitimini tamamladığı Barselona kenti, tüm sanatsal etkinliklerinin merkezi olmuş ve kişiliğinin gelişiminde büyük yer tutmuştur. O dönem, Barselona’da özellikle tekstil endüstrisinin gelişmesiyle orta sınıfın güçlendiği, zenginliğin ve şehirsel gelişimin arttığı bir dönemdi. Gaudí, Fransız mimar Eugene Viollet-le-Duc ve “süsleme, mimarinin kaynağıdır” diyen İngiliz düşünür John Ruskin’in fikirlerinden etkilenmiştir. Zamanla 19. yüzyılın baskın tarihi stillerinin ötesine geçerek, kendi sınıflandırılması güç estetiğini yaratmıştır.
Dosya:Sagradafamilia-overview.jpg
 İlk önemli eseri, Vicens ailesi için 1883-1888 tarihleri arasında yaptığı Barselona’daki Casa Vicens adlı yazlık ev idi.En ünlü eseri ise hayatını adadığı, yapımı halen süren La Sagrada Familia bazilikasıdır. Gaudí, 1882’de Francesc de Paula Villar y Lozano tarafından yapımına başlanan bu kiliseyi tamamlama işini 1883’de üzerine aldı. Gittikçe daha fazla zamanını bu esere ayıran Gaudí, 1908’de başka proje almayı bıraktı ve 1926’daki ölümüne kadar sadece La Sagrada Familia ile uğraşti ( sagda).
Gaudi, tüm mimari bilgisini karmaşık semboller sistemi ve inancın gizemlerine ilişkin görsel açıklamalarla birleştirerek bir 20. yüzyıl katedrali yaratmayı arzuluyordu. Sadece tüm enerjisini esere ayırmakla kalmadı, stüdyosunu da inşaata taşıdı. 7 Temmuz 1926'da, 74 yaşında bir trafik kazası sonucu projesini tamamlayamadan öldü ve La Sagrada Familia'ya gömüldü.

 
Gaudí, koyu bir Katolik ve ateşli bir Katalan milliyetçisiydi. Katalanca konuşmanın yasalara aykırı olduğu bir dönemde, Katalanca konuştuğu için tutuklandığı bilinir. İlerleyen yaşında kendini tamamen dini bir yapıya adaması da dindarlığından kaynaklanır.

 Gaudí, bir dahi olarak kabul edilmekle birlikte renk körü olduğuna dair bir iddia vardır. Bu iddiaya göre, eserlerini yardımcısı Joseph Maria Jujol olmadan yaratması mümkün değildi.

 Gaudí, 1908’de iki Amerikalı girişimciden New York’ta bir otel yapma önerisi almış ve 300 metre yüksekliğinde bir bina tasarlamıştı. Ancak bu proje Gaudí’nin 1901-1910 arasında sanatçıyı halsiz düşüren uzun süreli hastalığı nedeniyle gerçekleşmemiştir.

 *Barselona ` daki Casa Mila**Casa Milà at dusk in Barcelona, Spain. The building is known either as 'Casa Milà' (the owner's name) and popular called 'La Pedrera' because of its look.**La Pedrera ` tas ocagi ` anlamina gelir.Binanin icinde tek bir duz duvar yoktur, her yeri kavislidir; bagimsiz bolumler de yuvarlak bir avluyu cevreleyen daireler halinde insa edilmistir.

Dosya:Casa Milà - Barcelona, Spain - Jan 2007.jpg

 

 

 

 Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/Antoni_Gaud%C3%AD

Gustav Klimt

                   GUSTAV KLIMT VE ART NOUVEAU



 Avusturyalı ressam Gustav Klimt (1862-1918) yoksul bir altın oymacısının yedi çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Ondört yaşında Viyana'daki Plastik Sanatlar Üniversitesi'ne girdi. 20 yaşında buradan mezun olduktan sonra kardeşi Ernst ve okul arkadaşı Franz Matsch ile birlikte Känstlercompanie adlı bir stüdyo kurdu. Duvar ressamı olarak büyük başarı sağladılar ve müzelerden, tiyatrolardan ve zengin kişilerden süsleme işleri almaya başladılar. Ama Ernst'in ölümü ve Franz Matsch ile yolların ayrılması ile birlikte şirket kapandı.
Süslemeci olarak çalıştığı yıllar içerisinde Klimt kendi kişisel tarzını geliştirdi. Klimt'in resimleri çoğunlukla altın ve gümüş boya, metal ve seramik içeriyordu ve konunun kendisine olduğu kadar süsleme ayrıntılarına da özen gösteriyordu. Duvar resmi yapmayı yeğlediği için Klimt'in resimlerinden pek azı tuval üzerine yapılmıştır. Klimt aynı zamanda Bizans mozaiklerinden de esinlenmiştir.
1897 yılında Avusturyalı Sanatçılar Birliği olarak da adlandırılan Vienna Sezession'unun kurulmasına önayak oldu. Kurucuları arasında yer aldığı ve ilk başkanı olduğu Sezession genç ve yenilikçi sanatçıların önünü açma ve akademik sanat dünyasının tutuculuğuna karşı çıkma amacı taşıyan bir Art Nouveau [okunuşu: ar nuvo] hareketiydi. Dünyanın dört bir yanından insanlara kendi devrimci sanatlarını sergilemek üzere çeşitli sergiler düzenleyen Sezession aynı zamanda "Ver Sacrum" adında aylık bir dergi de yayınlıyordu. Klimt'in kişisel tarzı hareketin estetiğini temsil eder hale geldi ve 1902 yılında Klimt Sezession binası için "Beethoven Frizleri" adlı duvar resimlerini yaptı. 
1905 yılında Sezession'un kimi üyeleriyle yaşanan anlaşmazlık sonucu Kunstschau adı verilen yeni bir cemiyet kurdu. Klimt çok popüler olmasının yanısıra çok tartışmalı da bir sanatçıydı. Kadınlara düşkünlüğüyle biliniyor ve çoğu kez hayat kadınlarını model olarak kullanıyordu. Büyük ölçüde kadın güzelliğini konu alan eserleri, 20. yüzyıl başları Viyana'sının ahlak anlayışına göre çok şehvet düşkünü kabul ediliyordu. Hatta içerisinde çıplak kadınların yer aldığı daha tarihsel veya mitolojik eserleri bile sıklıkla çok erotik olmakla eleştiriliyordu.


 kaynak: www.solakkedi.com

19. yy Sanat Akimlari *part 1*

                             19.YY SANAT AKIMLARI

19. yüzyil basindaki en önemli siyasal olay Fransa’da Napolyon Bonaparte’in Avrupa’yi tek bir kültür altinda birlestirerek bölgesel sinirlari degistirmesidir. Bu durum, yönetim ve yasa sistemlerinin degismesine neden olmus, yeni bir ulusçuluk ve kültürel kimlik kavramini ortaya çikarmistir. Böylece büyük kralliklardan, özgürlüklerini ayaklanarak ilan eden ulus devletlere dönüsüm baslamistir.19. yüzyil basinda makinelesme ile birlikte sanayi düzenine geçilmistir. Sanayi Devrimi olarak adlandirilan bu dönemde yeni icatlar ve kesiflerle hizla gelisen teknolojik yenilikler ortaya çikmistir.Buharli trenler ve gemiler sayesinde yolculuklar kolaylasmis, telefon ve telgrafla haberlesme hiz kazanmistir. Baski tekniklerinin gelismesi ile gazete ve dergiler ucuzlayarak yayginlasmis ve bu durumolaylarin çabucak duyuldugu, rahatça tartisildigi kültürel bir ortam  yaratmistir.Degisen dünya ticareti ve uluslararasi sergilerin katkisiyla kültürel yasamin sinirlari genislemis, yeni bir dünya kültürü olusturmustur. Sanayi Devrimi sonrasunda ucuz baskilari sayesinde büyük sanat eserleri herkes tarafindan taninmistir. Fotograf, resim sanatina rakip olmus ve özellikle portre ressamligina büyük darbe indirmistir.Sanat eletirisi gelisirken akademik sanat ve modern sanat kutuplasmalari ortaya çikmistir Paris Salonlari(Devlet Resim Sergileri) ya da Londra’daki Royal Academy Sergileri (Kraliyet Akademisi) sanat galerilerinin yayginlasmasina, daha çok sanatçinin eserler üreterek sergilere katilmasina neden
olmustur. Siparis yapitlarin azalmasi ile sanatçi ve halk arasindaki kopukluk artmis,akademilerle modern sanatçilar arasndaki uçurum büyümüstür.19. yüzyil kültür ortaminda begeniler de kosullara bagli olarak degisime ugramistir. Önceki yüzyilda sanatçilarin baslica koruyucusu ve siparis aldigi yer olan kilise ve soylularin yerini burjuvalar, ulusal devlet kurumlari ve akademiler almistir. Böylece daha önceden
belirlenmis kurallara ve sanat koruyucularinin zevkine uygun eserler üreten sanatçilar, konularinda ve üsluplarinda özgürlesmeye baslamislardir.19. yüzyil ressamlarinin konulari tarihten, mitolojiye, dinî sahnelerden, iflçi kesiminin günlük yasantisina ya da kent yasamina varincaya kadar degisen bir çesitlilik
göstermektedir. Yüzyilin ilk yarisinda makinelesmeye ve teknolojik gelismelere duyulan hayranlik, ikinci yarisinda yerini, bireysel zanaatçiliga ve el isçiligini yücelten Art and Crafts ve Art Nouveau gibi akimlara birakmistir.

19. yüzyil sanati için önceki yüzyillarda oldugu gibi bir dönem tanimlamasi yapilamaz. Bu yüzyilda dönem üsluplari yerini, etki tepki iliskisi içinde sürekli degisen akimlara birakmistir. Hiçbir ulusal ya da kronolojik sinirin olmadigi bu akimlar kisa araliklarla ya da ayni anda ortaya çikmislardir.
Arts and Crafts hareketi, sanatlar ve el sanatlari anlamina gelmektedir. 19. yüzyilin sonunda Endüstri
Devrimi’nin sanatsal karmasasina karsi Ingiltere’de ortaya çikmis bir sanat akimidir. Bu hareketin önderi William Morris, çaginin ucuz ve kötü seri üretim mallarinin niteliksizligini vurgulayarak, geçmisin el sanatlarina dönmeyi ve sanat ile  endüstriyi birlefltirmeyi amaçlamistir.
Art Nouveau (Yeni Sanat/1900 Sanati ), Köklerinin Londra merkezli Arts & Crafts Hareketi'ne dek gittiği söylenebilir. Avrupa ve Amerika’yı etkilemiştir. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında etkili olmuş bu akım Türkiye'de Yeni Sanat ya da 1900 Sanatı olarak adlandırıldığı gibi birçok Avrupa ülkesinde de bölgesel olarak değişik adlarla anılmış, adlara uygun olarak da uygulamaların niteliklerinde değişiklikler görülmüştür.Klasisizme sırtını dönen Art Nouveau sanatçıları ilhamı öncelikle doğada aramışlardır. Bitkisel motifler, kadın figürleri, kıvrılan bükülen çizgiler akımın etkilediği her alanda kullanıldı. Bitkileri ve hayvanları düzenli kompozisyonlarda statik bir formda kullanılarak, eskilerin aksine doğanın dinamik kuvvetleri dile getirilmeye çalışılmıştır.


Akımın önemli isimlerinden biri olan Antoni Gaudi'nin Casa Batlló isimli mimari eseri.( Art Nouveau)
Sembolizm ve Art Nouveau akiminin onculerinden Gustav Klimt in The Kiss adli eseri.(1907-1908)Mekan Austrian Gallery Belvedere.
Dosya:Gustav Klimt 016.jpg