Showing posts with label 19th century. Show all posts
Showing posts with label 19th century. Show all posts

Saturday, April 20, 2013

Paul Cezanne ve Post- Empresyonizm

                                           Paul Cezanne

                                    (19 Ocak 1839 - 22 Ekim 1906)

Fransız ressam Paul Cézanne [Okunuşu: Sezan] (1839–1906) eserleriyle, ondokuzuncu yüzyılın sanatsal uğraş anlayışından yirminci yüzyıldaki yeni ve tümüyle farklı bir sanat dünyasına geçişin temellerini attı. Cézanne'ın ondokuzuncu yüzyıl empresyonizmiyle erken yirminci yüzyılın yeni sanatsal arayışı olan Kübizm arasında bir köprü oluşturduğu söylenebilir. Picasso'nun Cézanne için söylediği "o hepimizin babasıdır" sözünden hareketle sıklıkla modern sanatın babası olarak adlandırılagelmiştir.  

 Cézanne'ın eserleri tasarım, renk, ton, kompozisyon ve teknik yönünden büyük bir ustalığı gösterir. Fırça vuruşları son derece karakteristiktir ve açık bir şekilde farkedilebilir. Karmaşık alanlar oluşturmak üzere bir araya gelen renk düzlemleri ve küçük fırça vuruşları kullanır. 

 

 

Yıkananlar Fransız ressam Paul Cézanne'ın yıkanan insanları resmettiği bir dizi resmin en büyük olanı. Dizideki diğer küçük boy çalışmalardan ayırt etmek için kimi zaman Büyük Yıkananlar olarak da adlandırılıyor. Bu eser genellikle hem Paul Cézanne'ın en güzel resmi hem de modern sanatın şaheserlerinden biri kabul ediliyor. Cézanne bu resim üzerinde yedi yıl çalıştı ve sanatçı 1906 yılında öldüğünde hâlâ tamamlanmış değildi.
Cézanne yıkananların herbir versiyonunda resim sanatının geleneksel sunumundan uzaklaştı ve bilinçli bir şekilde, toy bir izleyicinin beğenisini kazanmayacak eserler yaptı. Bunu yaparken geçici ilgilerden kaçınabilmeyi ve eserlerine bütün çağları kucaklayan bir nitelik verebilmeyi amaçlıyordu. Ve böyle yaparak varolan akımları umursamamaları konusunda kendinden sonraki sanatçıların önünü açtı.
Büyük Yıkananlar'da yer alan soyut çıplak kadınlar resme gerilim ve yoğunluk katarlar. Kompozisyonun simetrik yapısıyla eserleri içerisinde istisnai bir yere sahiptir. Çıplak formlar ağaçların ve nehrin oluşturduğu üçgene uyumlanmışlardır. Manzara ve cansız doğa resimleri yaparken kullandığı aynı tekniği kullanan Büyük Yıkananlar, Titian ve Peter Paul Rubens'in eserlerini anıştırırlar. Aynı dönemde, yine çıplak kadınları resmeden, Pablo Picasso'nun Avignon'lu Kadınlar adlı eseriyle de sıklıkla karşılaştırmalar yapılmaktadır. 







kaynak: solakkedi.com

Monday, April 15, 2013

Édouard Manet ve Empresyonizm

                           Édouard Manet

 Édouard Manet (23 Ocak 1832 – 30 Nisan 1883) (Mane diye okunur), Fransız ressam. Ondokuzuncu yüzyılda modern hayatı konu alan resimler yapmaya başlamış ilk ressamlardandır. Manet, gerçekçilik akımından izlenimciliğe geçişte önemli bir rol oynadı. İlk dönem başyapıtlarından Kırda Öğle Yemeği ve Olympia, kendisinden genç ressamlara esin kaynağı oldu. Daha sonraki yıllarda ise o ressamlar izlenimciliğin en önemli isimleri oldular. Günümüzde, bu iki resim, modern sanatın başlangıcı kabul edilir.

Le Déjeuner sur l'herbe -"Luncheon on the Grass" -tuval üzerine yağlıboya-Orsay Müzesi, Paris

Dosya:Édouard Manet - Le Déjeuner sur l'herbe.jpg 


Sanatçının en önemli erken dönem çalışmalarından biri de Kırda Öğle Yemeği idi. 1863 yılında Paris Salonu'nun yıllık sergisi tarafından reddedilen Manet, bir sonraki sene resmi Reddedilenler Salonu'nda sergiledi. 3. Napolyon Reddedilenler Salonu'nu, 1863 yılında, Paris Salonu'nun 3000'den fazla eseri reddetmesinden sonra kurmuştu.
Tabloda giyinik bir erkekle tamamen çıplak bir kadının yan yana oturmasının zıtlığı ilgi çekti. Ayrıca eskize benzeyen basitleşmiş çizim de Manet'yi Courbet'ten ayıran bir gelişmeydi. Aynı zamanda, Manet'nin kompozisyonunda onun eski başyapıtlar üzerine yaptığı çalışma da fark ediliyordu. Ana karakterlerin oturma düzeni Marcantonio Raimondi'nin 1515 yılında çizdiği Paris'in Yargısı isimli tablosunu anımsatıyordu.
Uzmanlar ayrıca, Manet'nin bu çalışmasının iki büyük rönesans resmi olan Giorgione ve Titian'ın Pastoral Uyum, ile Fırtına'sını de anımsattığını söylediler.Fırtına Venedik'teki Gallerie dell'Accademia'dadır. Bu gizemli resimde de giyinik bir adamla çıplak bir kadın kırsal bir mekandadırlar. Adam solda ayaktadır ve kadın, çimenlerin üzerinde bebeğini beslemektedir. Uzaktaki karanlık bulutlar gelecek olan bir fırtınanın belirtisi gibidir. Resimdeki iki karakterin birbirleri ile olan ilişkileri ise belirsizdir. Pastoral Uyum ise Louvre'un koleksiyonundadır. Bu resimde giyinik iki adam kırda oturmuş birbirine bakmaktadırlar. Sol taraftaki adam bir ud çalmaktadır, sağdaki ise dikkatle ona bakıp dinlemektedir. Ön tarafta ise iki çıplak kadın, erkeklere eşlik etmektedir. Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır. Arka planda ise uzakta bir ev, bazı ağaçlar ve bir çoban görünmektedir.

 Olympia-1863-tuval üzerine yağlıboya-Orsay Muzesi

 Dosya:Manet, Edouard - Olympia, 1863.jpg
Tıpkı Kırda Öğle Yemeği'nde olduğu gibi bu tablosunda da Manet Rönesans ressamlarını anmaktadır. Resimdeki çıplak kadının pozu Titian'ın Urbino Venüsü'nü (1538) ve Francisco Goya'nın Çıplak Maya'sını (1800) anımsatmaktadır.
  Resmin tartışılmasının sebeplerinden biri de çıplak modelin tam olarak çıplak olmamasıdır. Saçlarındaki orkide, boynundaki kurdela, bilezik ve terlikler onun çıplaklığını ve seksapelini daha çok vurgulamakta ve zenginlerle düşüp kalkan rahat bir yaşama sahip hayat kadını imajını güçlendirmektedir. Orkide, tepede toplanmış saçlar, siyah kedi ve bir buket çiçek de o dönemlerde cinselliğin simgeleriydi. Bu modern Venüs vücudu standartlara göre incedir. Buradan da resimdeki idealize etme eksikliği fark edilebilir. Arkada duran tamamen giyinik hizmetçinin kıyafetleri ve bir fahişeye hizmet ediyor olması ortamdaki cinsel gerilimi arttıran bir faktördür.
  
Manet, Olympia'nın durgunluğunda Japon sanatından etkilendi. Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir. Bazı yorumlara göre hizmetçisinin ona sunduğu çiçekleri gönderen müşterisine bakmaktadır.
Olympia sergilendikten sonra pek çok tepkiyle karşılaştı. Karikatürlerde, resimlerde, eskizlerde sık sık Manet'nin çıplağına göndermeler yapıldı. Pablo Picasso, Paul Gauguin, Gustave Courbet, Paul Cézanne ve Claude Monet resmin önemini takdir eden ressamlar arasındaydı.





Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Manet

19. yy Sanat Akimlari *part 5*



Empresyonizm
File:Manet, Edouard - Le Déjeuner sur l'Herbe (The Picnic) (1).jpg

Empresyonizm yada diger adiyla izlenimcilik akiminin temelleri 1874 yilinda Paris `te bir grup sanatcinin, fotografci Nadar ` in studyosunda actigi sergiyle baslamistir. Soz konusu sergide Claude Monet ` in Impressoon-izlenim Gun dogumu adli eserini goren elestirmen Leroy , empresyonistlerin sergisi adli baslikla yayinladigi yazisinda bu eseri kucumsemistir.Impression adi diger sanatcilar tarafindan da benimsenerek bu akima adini vermistir. 1874-1886 yillari arasinda yedi sergi açan empresyonistler arasinda Auguste Renoir, Camille Pisarro, Alfred Sisley, Edgar Degas, Berthe Morisot ve Paul Cézanne yer almistir. Empresyonistlerden farkli bir bakis acisi olmakla beraber onlara onculuk eden  Edouard Manet`nin Kirda Oglen Yemegi (yukarida) adli tablosu bu akimin en carpici orneklerinden biridir. Sanatçi, Rafael’in bir tablosundan esinlenerek yaptigi bu resiminde, biri modeli
Victorine Meurent olan çiplak iki kadin figürü ile çagdas giysiler içinde gösterdigi kardefli ve heykeltras Ferdinand Leenhoff’u resmetmistir. Taninabilecek kisilerin konunun içine bu sekilde dahil edilmesi gelenege saygisizlik olarak gorulmustur. Resim guclu ve serbest firca darbelerinin kullanilmasi ve yuzeysel bir gorunum kazandiran teknigi ile elestiri konusu olmustur .Manet salon sergilerinin ve halkin reddettigi yenilikci sanatcilardan biri olarak one cikmistir. 


Manzaralar, gunluk yasam icinde kafede oturan insanlar,tren istasyonlari empresyonistlerin baslica konulari arasinda yer almistir.Sanatcilar ayni konuyu degisik isik altinda yakalamak icin cesitli saatlerde ve mevsimlerde farkli gorunumler yakalayarak seri resimler yapmislardir.
Empresyonist sanatcilarin amaci , her turlu on yargiyi bir kenara birakarak dogayi gozlemlemek ve nesnelerin gunes isigiyla degisen anlarini renk kullanarak yakalamaktir.Fotograf ve isik alanindaki gelismelerden etkilenen sanatcilar  ani yakalamak icin fircalarini hizlica kullanmak ve ayrintilardan bogulmak yerinde gorunumun butunuyle ilgilenmislerdir.



Neo Empresyonizm

File:A Sunday on La Grande Jatte, Georges Seurat, 1884.pngRessam Georges Seurat, empresyonizm ve renk uzerine yapilmis bilimsel calismalarin etkisiyle Divisyonizm  yada Puantizm denilen bir teknik gelistirmistir.(A Sunday on La Grande Jatte, Georges Seurat, 1884)

Renklerin birbiri izerinde etkisinden yola cikarak renk sayisini azaltmis , ve bunlari kucuk noktalar halinde  kullanmistir. Renklerin palette karismasi yerine bu islem izleyicinin gozune birakilmistir. Soz konusu teknigin yayilmasiyla neo empresyonizm olarak adlandirilan akim olusmustur. Paul Signac, Camille Pisarro, Henry Edmund Cross bu teknikte calismis diger sanatcilardir.



Post Empresyonizm

Gec izlenimcilik adiyla da tanimlayabilecegimiz post empresyonizm bir grup yada uslup degildir. Empresyonizm  den yola cikan ama ona bir sekilde karsi cikan Paul Cezanne , Vincent Van Gogh ve Paul Gauguin `nin  egilimlerini tanimlamak icin kullanilmistir.Bu sanatcilar kullandiklari teknikler ve renk anlayislari ile sonraki kusaklari etkilemislerdir.
 Gauguin , 1881 yilinda Fransa `dan Tahiti ` ye giderek  hayatinin son 10 yilini gecirdigi bu adanin ilkel yasamini yansitan eserler uretmistir. Romantizm akimiyla baslayan , Avrupa disindaki kulturlere uyanan merak ve hayranlik Gauguin ile beraber soz konusu toplumlarin usluplarinin yansitildigi bir anlayisa donusmustur.Gauguin daha sonra fovizm ve sembolizm akimlarinda da etkili olmustur.
 Van Gogh da dostu Gauguin `in etkisiyle empresyonismden disavurumculuga ( ekspresyonizm) e yonelmis, dogayi kopyalamak yerine kendini daha kuvvetli ifade etmek icin renk unsurunu etkili bicimde kullanmistir. Dinamik bir ritmle ele aldigi cizgiler duz , kisa ve sert firca darbeleriyle son derece carpicidir.

 Les Grandes Baigneuses - Yikananlar Paul Cézanne
File:Paul Cézanne 047.jpg


 

 Stilleben mit 12 Sonnenblumen- Vazoda 12 aycicegi Vincent van Gogh
File:Vincent Willem van Gogh 128.jpg
 D'où venons-nous? Que sommes-nous? Où allons-nous? Where Do We Come From? What Are We? Where Are We Going?Paul Gauguin
 File:Woher kommen wir Wer sind wir Wohin gehen wir.jpg

Saturday, April 13, 2013

19. yy Sanat Akimlari *part 3*

                                   ORYANTALIZM

Rönesans'dan 18.yüzyıl Batılı tasarımcılarına kadar Batı'da Çin seramikleri taklit edilmeye çalışılmış ve bunda da kısmen başarılı olunmuştur. Chinoiserie terimi Batı Avrupa'daki dekorasyonda kullanılan Çin temaları modasını ifade etmektedir.
Dosya:Turkishbath.jpgOrtaçağ, rönesans ve barok sanatlarında Kuzey Afrika Müslümanları ve Türklerin tasvirlerine rastlanmaktadır. Bu eserlerde Doğu egzotik ve yozlaşmış, şehvet düşkünü gösterilmektedir. Viktoryen İngiltere'nin Hristiyanlığın etkisiyle tensel olan her şeye karşı gösterdiği önyargı ve İslam ordularının Hristiyan dünyayı tehdit ettiği inanışından beslenen İslam düşmanlığı sözkonusu eserlerde bugün çeşitli çevrelerde hâlâ devam eden bir Doğu mitinin doğmasına yol açan temaları kullanılmasının önünü açmıştır.
Fransız Resim Akademisi yöneticisi Jean Auguste Dominique Ingres'in Türk Hamamı tablosu (sagda) Doğu'yu erotikleştirmiş ve Batı'da herkesçe kabul edilen kadın formlarını genelleştirmiştir.
 Doğucu sanatta sadece Doğu'nun batı inşası tensel şehvet düşkünlüğü resmedilmemiş aynı zamanda Doğu'nun kan ve kılıç ile simgelenen despotik ve barbar bir doğaya sahip olduğu şeklindeki doğuşu kökeni oldukça eski bir önyargıya dayalı imgeler de bulunmaktadır.
 Oryantalist ressamlar
harem, Dogu’nun kadinlari ve yasantilari gibi Bati toplumu için ilgi uyandiran konulari islemislerdir.Bu akimin en önde gelen sanatçilari arasinda John Frederick Lewis, Jean Leon Gerome, Thomas Allom, Fausto Zonaro, Türkiye’den Osman Hamdi Bey sayilabilir

Tuesday, April 9, 2013

Francisco Goya ve Romantizm

(d. 30 Mart 1746 - ö. 16 Nisan 1828)
   Romantizm akımının önde gelen isimlerinden olan İspanyol ressam ve gravür sanatçısı. İspanyol saltanatının saray ressamı olarak çalışan Goya'nın eserlerinin yaşadığı döneme ait bilgi veren önemli belgeler olduğu düşünülür. Portreleriyle de ün kazanmış olan ressam, sanatındaki yaratıcı ve yıkıcı öğeler ve cesur resimleriyle kendisinden sonra gelen Manet, Picasso ve Francis Bacon gibi isimleri etkiledi.
  Zaragoza yakınlarında doğan Goya, ilköğrenimini bir Katolik okulunda tamamladıktan sonra, 13 yaşında tanınmış bir ressamın atölyesine girdi. 1769'da boğa güreşçileriyle birlikte iki yıl sürecek olan İtalya gezisine çıktı. Roma'da Parma Akademisi'nin düzenlediği bir resim yarışmasında ikincilik ödülü kazandı.İspanya'ya döndükten sonra krallık sarayı için halı desenleri hazırlamakla görevlendirildi. Çizdiği halı desenlerinde köylerdeki günlük yaşama ve tarlalarda çalışan insanlara yer verdi. Desenlerinin beğenilmesi üzerine saray ressamlığına atandı. O yıllarda, kral ailesinin bireylerinin, soyluların ve saray görevlilerinin portrelerini yaptı.
   Goya portresini yaptığı kişileri duygusallığa kaçmadan, toplumsal konumlarını abartmadan, dış görünüşlerinin yanı sıra, kişiliklerini de yansıtabilen bir duyarlılıkla betimledi.
 Goya, portre resimlerinden başka dinsel konulu resimler, freskler ve oymabaskı resimler de yaptı. 1804-14 yıllarında Napolyon, ordularıyla İspanya'yı işgal edince Goya savaşa duyduğu tepkiyi Savaşın Felaketleri (San Fernando Akademisi, Madrid) adlı bir dizi resimde dile getirdi. 1819'dan sonra yaşadığı evin duvarlarına yaptığı Siyah Resimlerde büyücüler, cadılar, sarhoşlar, uçan insanlar ve keçiler gibi yaratıklar yer alır. Hiç renk bulunmayan bu resimlerde, zaman da belirsizdir. 1824'te sağlık nedeniyle Bordeaux'ya giden Goya, orada sürgündeki arkadaşlarının portrelerini yaptı. Sanatçının en çok bilinen yapıtları arasında IV. Carlos ve Ailesi (Prado Müzesi, Madrid), Çıplak Maya (Prado Müzesi, Madrid), Bordeauxlu Sütçü Kız (Prado Müzesi, Madrid) sayılabilir. Goya'nın sanatı 19. yüzyıl ressamlarının birçoğunu ve 20. yüzyılda Gerçeküstücü ressamları etkilemiştir.
  Goya'nın Savaşın Felaketleri isimli serisinden bir resmi;





Çıplak Maya-La Maja Desnuda

 Çıplak Maya ya da Çıplak Maja (İspanyolca: La Maja Desnuda), İspanyol ressam Francisco de Goya'nın 1790 ile 1800 yılları arasında tamamladığı tahmin edilen tablosudur. Eser şu anda Madrid'deki Prado Müzesi'nde sergilenmektedir. Ressam bu tabloyu, İspanyol engizisyonunun çıplak kadın resimlerinin yapılmasını yasakladığı bir dönemde, İspanya başbakanı Manuel de Godoy'un isteği üzerine yaptı.Goya bu çalışmasında, üzerinde yastıklar olan yatakta uzanmış çıplak bir kadını betimledi. Bu tablo on dokuzuncu yüzyıl romantizmindeki erotik imgelemin mihenk taşlarından biri oldu.Tablo Gustave Courbet, Édouard Manet, Paul Cézanne gibi Goya'nın ardından gelen Fransız ressamları ve diğer izlenimci ressamları etkiledi. Manet, Olympia isimli tablosunu Çıplak Maya'dan esinlenerek çizdi.

Dosya:Goya Maja naga2.jpg

 Madrid'de 3 Mayıs 1808

 (İspanyolca: El tres de mayo de 1808 en Madrid, diğer adlarıyla Los fusilamientos de la montaña del Príncipe Pío,ya da Los fusilamientos del tres de mayo)Eser şu anda, Madrid'deki Prado Müzesi'nde sergilenmektedir. Goya bu çalışmayı, Fransızların 1808'de Madrid'i işgali sırasında, Napolyon'un ordularına direnen İspanyolların anısına çizdi. Bu direniş aynı zamanda Yarımada Savaşı'nın tetikleyicisiydi.spanyol ressamın, aynı boyutlardaki eş çalışması 2 Mayıs 1808 (Memlüklerin Saldırısı) de tıpkı bu tablo gibi İspanya'nın geçici hükümeti tarafından, Goya'nın önerisi ile, ressama ısmarlandı. Goya, Aragonca yazdığı bir mektupta bu tabloları yapma amacını şöyle açıkladı: ` … Avrupa'nın zorbalarına karşı giriştiğimiz şerefli ayaklanmanın en olağanüstü ve kahramanca hareketlerini fırça darbelerim ile ebedileştirmek.`

Dosya:El Tres de Mayo, by Francisco de Goya, from Prado thin black margin.jpg