Showing posts with label Goya. Show all posts
Showing posts with label Goya. Show all posts

Wednesday, April 10, 2013

GOYA ve ` Bir Köpek ya da Köpek (Perro semihundido ya da El perro)`1819 - 1823


İspanyol ressam Francisco Goya (1746 – 1828) Napolyon Savaşlarından ve İspanyol yönetimindeki karışıklıklardan sonra insanlığa karşı tiksinti duyar hale geldi. Şiddetli bir panik, terör ve korku duygusu içerisindeydi. Ayrıca yakalandığı hastalıklardan dolayı iki kez ölümden kıl payı kurtulmuş olan Goya hastalığının nüksetmesinden de çok korkuyordu. Yetmişli yaşlarında olan Goya, böylesi bir ruh hali içerisindeyken, 1819'da Madrid'in varoşlarında iki katlı bir eve taşındı.
Goya bu evde bulunduğu yıllarda karanlık ve rahatsız edici konular işleyen ve Kara Resimler olarak adlandırılan 14 resim yaptı. Bu resimleri yağlıboyayla yemek ve oturma odalarının duvarlarına yaptı. Herhangi bir sipariş üzerine yapılmamış olan bu resimlerin isimleri de yoktu. Bu resimleri sonradan sanat tarihçileri isimlendirdiler.
Sagda bu Kara Resimler'den birini görüyorsunuz. "Köpek" ismi verilen bu resim, koyu sarı bir arkaplan üzerinde, eğimli bir zeminin arkasında sadece başı görülen bir köpeği resmediyor. Köpek nerededir? Eğimli zemin boyunca yukarı doğru bakan bu köpek nereye veya neye bakmaktadır? Batmakta mıdır, yoksa sezemediğimiz bir şeyden duyduğu korkuyla kendini sakınmaya mı çalışmaktadır? Resim bu sorulara açıklık getirebileceğimiz hiçbir işaret içermemektedir. Bu yüzden de resim çok farklı biçimlerde yorumlanmıştır. Ama Goya'nın, bu resimle terkedilmişlik, yalnızlık, korku ve umutsuzluğu çok çarpıcı ve etkileyici bir şekilde betimlediği söylenebilir.
Günümüz İspanyol ressamlarından Rafael Canogar'ın "görsel bir şiir" olarak nitelediği bu resim, modern resmin öncü örneklerinden biri kabul ediliyor.


 kaynak:http://solakkedi.com/resim%20okumalari/029.html

Tuesday, April 9, 2013

BBC. Tuvaldeki Basyapit. Francisco Goya. The Third Of May 1808. ( 3 Mayıs 1808)


Francisco Goya ve Romantizm

(d. 30 Mart 1746 - ö. 16 Nisan 1828)
   Romantizm akımının önde gelen isimlerinden olan İspanyol ressam ve gravür sanatçısı. İspanyol saltanatının saray ressamı olarak çalışan Goya'nın eserlerinin yaşadığı döneme ait bilgi veren önemli belgeler olduğu düşünülür. Portreleriyle de ün kazanmış olan ressam, sanatındaki yaratıcı ve yıkıcı öğeler ve cesur resimleriyle kendisinden sonra gelen Manet, Picasso ve Francis Bacon gibi isimleri etkiledi.
  Zaragoza yakınlarında doğan Goya, ilköğrenimini bir Katolik okulunda tamamladıktan sonra, 13 yaşında tanınmış bir ressamın atölyesine girdi. 1769'da boğa güreşçileriyle birlikte iki yıl sürecek olan İtalya gezisine çıktı. Roma'da Parma Akademisi'nin düzenlediği bir resim yarışmasında ikincilik ödülü kazandı.İspanya'ya döndükten sonra krallık sarayı için halı desenleri hazırlamakla görevlendirildi. Çizdiği halı desenlerinde köylerdeki günlük yaşama ve tarlalarda çalışan insanlara yer verdi. Desenlerinin beğenilmesi üzerine saray ressamlığına atandı. O yıllarda, kral ailesinin bireylerinin, soyluların ve saray görevlilerinin portrelerini yaptı.
   Goya portresini yaptığı kişileri duygusallığa kaçmadan, toplumsal konumlarını abartmadan, dış görünüşlerinin yanı sıra, kişiliklerini de yansıtabilen bir duyarlılıkla betimledi.
 Goya, portre resimlerinden başka dinsel konulu resimler, freskler ve oymabaskı resimler de yaptı. 1804-14 yıllarında Napolyon, ordularıyla İspanya'yı işgal edince Goya savaşa duyduğu tepkiyi Savaşın Felaketleri (San Fernando Akademisi, Madrid) adlı bir dizi resimde dile getirdi. 1819'dan sonra yaşadığı evin duvarlarına yaptığı Siyah Resimlerde büyücüler, cadılar, sarhoşlar, uçan insanlar ve keçiler gibi yaratıklar yer alır. Hiç renk bulunmayan bu resimlerde, zaman da belirsizdir. 1824'te sağlık nedeniyle Bordeaux'ya giden Goya, orada sürgündeki arkadaşlarının portrelerini yaptı. Sanatçının en çok bilinen yapıtları arasında IV. Carlos ve Ailesi (Prado Müzesi, Madrid), Çıplak Maya (Prado Müzesi, Madrid), Bordeauxlu Sütçü Kız (Prado Müzesi, Madrid) sayılabilir. Goya'nın sanatı 19. yüzyıl ressamlarının birçoğunu ve 20. yüzyılda Gerçeküstücü ressamları etkilemiştir.
  Goya'nın Savaşın Felaketleri isimli serisinden bir resmi;





Çıplak Maya-La Maja Desnuda

 Çıplak Maya ya da Çıplak Maja (İspanyolca: La Maja Desnuda), İspanyol ressam Francisco de Goya'nın 1790 ile 1800 yılları arasında tamamladığı tahmin edilen tablosudur. Eser şu anda Madrid'deki Prado Müzesi'nde sergilenmektedir. Ressam bu tabloyu, İspanyol engizisyonunun çıplak kadın resimlerinin yapılmasını yasakladığı bir dönemde, İspanya başbakanı Manuel de Godoy'un isteği üzerine yaptı.Goya bu çalışmasında, üzerinde yastıklar olan yatakta uzanmış çıplak bir kadını betimledi. Bu tablo on dokuzuncu yüzyıl romantizmindeki erotik imgelemin mihenk taşlarından biri oldu.Tablo Gustave Courbet, Édouard Manet, Paul Cézanne gibi Goya'nın ardından gelen Fransız ressamları ve diğer izlenimci ressamları etkiledi. Manet, Olympia isimli tablosunu Çıplak Maya'dan esinlenerek çizdi.

Dosya:Goya Maja naga2.jpg

 Madrid'de 3 Mayıs 1808

 (İspanyolca: El tres de mayo de 1808 en Madrid, diğer adlarıyla Los fusilamientos de la montaña del Príncipe Pío,ya da Los fusilamientos del tres de mayo)Eser şu anda, Madrid'deki Prado Müzesi'nde sergilenmektedir. Goya bu çalışmayı, Fransızların 1808'de Madrid'i işgali sırasında, Napolyon'un ordularına direnen İspanyolların anısına çizdi. Bu direniş aynı zamanda Yarımada Savaşı'nın tetikleyicisiydi.spanyol ressamın, aynı boyutlardaki eş çalışması 2 Mayıs 1808 (Memlüklerin Saldırısı) de tıpkı bu tablo gibi İspanya'nın geçici hükümeti tarafından, Goya'nın önerisi ile, ressama ısmarlandı. Goya, Aragonca yazdığı bir mektupta bu tabloları yapma amacını şöyle açıkladı: ` … Avrupa'nın zorbalarına karşı giriştiğimiz şerefli ayaklanmanın en olağanüstü ve kahramanca hareketlerini fırça darbelerim ile ebedileştirmek.`

Dosya:El Tres de Mayo, by Francisco de Goya, from Prado thin black margin.jpg            

        






19. yy Sanat Akimlari *part 2*


                                     

Neoklasisizm: Antik Yunan ve Antik Roma dönemine ait tarzların yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkan bir akımdır. Bu akımın en önemli özelliklerinden biri önceki dönem olan Barok Sanatı’na ve aşırı süslemeciliğe duyulan tepkinin ortaya konulmasıdır.Neoklasisizm yazarlar ve kuramcilar tarafindan yaratilan ve
akademik bir dil olarak kabul gören ilk sanat üslubudur. Horacelar’in Yemini adli resimde Antik Roma’nin
üçüz kahramani Horacelar babalarinn karsisinda sehirleri için ölene kadar savasmaya and içerken gösterilmislerdir.Louis David, Horacelar’in Yemini
,1784,tuval üzerine yağlıboya, Louvre muzesi.
 Romantizm:Adini, Orta Çag romanslarindan yani Latin kökenli dillerde anlatilan öykü ve söylencelerden alan romantizm akimi Ingiltere ve Fransa basta olmak
üzere tüm Avrupa’yi etkilemistir. Akademik çevrelerin destekledigi neoklasisizmin
sogukkanliligina karsi, bireysel coskuyu ön plana çikaran bu akimin baslica özellikleri;
akildisicilik, duygusallik, heyecan, içgüdü, öznellik, sezgi ve ifade özgürlügü, yalnizlik, doga ile insanin gerilimi ya da uyumu olarak özetlenebilir.Romantik sözcügü ilk kez 18. yüzyilin ilk çeyreginde geometrik düzenli parklari yerine daha dogal, dolambaçli patikalar, kivrimli dereler, düzensiz çimenlikler ve içlerinde harabelerle kendini gösteren Ingiltere bahçe mimarligina bagli olarak kullanilmistir.

Edebiyatta Romantizm Romantizm bir edebiyat akımı olmanın ötesinde, 18.yy.sonu ile 19. yüzyıl başlarında Avrupa'da yer etmiş belli bir duyarlılığı belirtir. Fransa'da doğan bu hareket Güney Avrupa ülkelerine (İtalya ve İspanya) biraz daha geç girmiştir. Klasik edebiyat akımına tepki olarak 18. yüzyılın sonlarında doğan ve Victor Hugo'yla birlikte büyük ün kazanan Romantizm, insanın yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşı durur. "En iyi kural, kuralsızlıktır" diyen romantikler, insanın duygularını, düş gücünü hayata geçirmesini ve insanı düzeltmenin toplumu düzeltmekle olabileceğini savunurlar.
Resimde Romantizm Romantizm, resimde de kendini gösterdi ancak ifadesini biçimden çok düşüncede bulduğundan belirli bir üslup benimsemedi.Doganin, resim sanatinin asil konusu olmasi Alexander Cozens’in manzara resimleriyle baslamis, Paul Sandby, John Crome, Thomas Girtin’in resimleriyle devam etmifltir. John Constable ve William Turner’in yapitlarindaysa doruk noktasina ulasmistir.Romantizmin Fransa’daki en önemli temsilcileri arasinda ressamlardan Theodore Gericault ve Eugene Delacroix sayilabilir.Delacroix’ya
göre sanatta bir tek dogru degil dogrular vardir.Akademik çizim biçimlerin hapishanesidir, renk çizimden daha önemlidir ve kompozisyondaki devinim ve duygu yogunlugu için çizimden vazgeçilebilir.Dante, Shakespeare ve Lord Byron gibi romantik yazarlardan etkilenen sanatçi, resimlerinde edebi konularin yani sira tarihî ve
güncel olaylarla Bati disindaki toplumlarin yasam biçimi ve inançlarini da islemistir.